COLA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
COLA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Kasım 2010 Çarşamba

COCA COLA ZERO VE ASPARTAM...

Ülkemizde bir süredir büyük reklam bütçeleriyle satışa sunulan ''Sıfır şeker'' sloganıyla Coca Cola firmasının yeni ürünü ''Coca Cola Zero'' piyasaya çıktığından beri dikkat çekiyor.Kolanın kendisi sağlığa zararlı yenisi daha mı sağlıklı? Ya da yeni bir bir satış tekniği mi?
 İnternet araması sonucunda aslında bu ürünün aslında yeni olmadığı anlaşılıyor.Yaklaşık 22 yıldır dünyanın hemen her yerinde ''light'' kelimesini kendine yakıştıramayan genç erkek tüketiciler için piyasaya sürülmüş bir ürün olduğu anlaşılıyor.
Amerika'da yapılan araştırmalarda ürünü ''sıfır şeker'' diyerek satışa sunmak ''diyet kola'' ibaresinden daha etkili olduğu ortaya çıkıyor.
 İlginç olan noktası ise Cola Zeronun içeriğindeki maddelerin küçük farklarla ülkeden ülkeye değişmesi.
Örneğin soda, aspartam ,kafein, fosforik asit,asesülfam potasyum standart içeriği. Bunun yanı sıra sodyum benzoat,potasyum sitrat, sodyum siklomat bazı ülkelerin ürünlerinde mevcutken bazılarda mevcut değil.
Başlıkta da belirttiğim gibi asıl sorunlardan biriside Aspartam adlı madde. İlginç olan ise bu maddenin bir zamanlar Pentagonun kimyasal savaş maddeleri arasında yer alması. Bu madde şekerden 180- 200 kat daha tatlı olduğu için meyvalı yoğurtlar, dondurulmuş tatlılar, sakızlar, nanelli şekerlerden, ilaçlara hepsinde mevcut.
 Bağımsız bilim adamlarının araştırmalarına göre sinir sistemi üzerinde ciddi etkileri mevcut. Oran öyle yüksek ki sinir sistemi hücrelerini öldürmesi basit bir iş.
 Bilim adamlarının aspartam içeren maddeler tükettiğimizde ortaya çıkan hastalıklarda özelliklede Beyin tümörü, Parkinson, Sara, Alzheimer, Zeka geriliği, Lenfoma, Şeker hastalığı.
 Benim anladığım bize keyif veren her maddenin,eğlencenin arkasında ise farklı sebeplerin yatması. Buna televizyon,rahat tüketim adı altında satılan konserve ürünler, cips, kola ,donmuş gıdalar.. hemen hepsinde sanki farkıl amaçlarla üretilmiş kimyasal silahlar gibi gelmeye başladı. Bu benim yorumum.
Tüketimi de talebide size kalmış..

Müge Gülşah Ercan
Kaynak:Vikipedia, Bilimart

COLA

İç ve Kalp Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Cola'nın zararları hakkında ilginç açıklamalarda bulundu. http://www.barsakforum.com sitesine yazı gönderen Prof. Dr. Karatay, 'kola içince vücudunuzda neler olduğunun farkında mısınız?' diyerek aşağıdaki açıklamayı yaptı:

1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan 'fosforik asiddir'.

2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.

3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.

4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)

5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.

6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırısınız.

7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir.

8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.
AYRICA,
Amerikan Tabipler Birliği'nin Çocuk Sağlığı Dergisi'nde kolalı içecek alışkanlığının lise öğrencisi kızlarda kemik kırıkları sıklığını 3 kat arttırdığını gösteren bir araştırma yayımlandı. Daha önce benzer yazılar yayımlayan bu araştırmacı, kolalı içecekler içindeki yüksek miktardaki fosforun kan fosforunu yükselterek kemiklerden kalsiyum kemiren paratiroid hormonu düzeyini arttırdığını ve bir süre sonra kalsiyumu azalan kemiklerin sağlamlıklarını yitirdiklerini öne sürdü.
 Bunların dışında kolalı içeceklerin böbreklerden kalsiyum atılımını arttırdıkları, mide mukoza hücre döngüsünü bozduğu, diş çürüklerini belirgin bir şekilde arttırdığı, aşırı içilmesinin kas hastalığına (hipokalemik miyopati) neden olduğunu gösteren raporlar yayımlandı.