BOYKOT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BOYKOT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2010 Perşembe

İKLİM ADALETİ İÇİN GIDA TOHUM TEKELLERİNİ BOYKOT

İKLİM ADALETİ İÇİN GIDA TOHUM TEKELLERİNİ BOYKOT
Image

İKLİM ADALETİ İÇİN GIDA ve TOHUM TEKELLERİNİ BOYKOT

GDO'ya Hayır Platformu ve Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu iklim adaleti için gıda ve tohum tekellerini boykot çağrısı yaptı. Boykot 16 Ekim Dünya Gıda Gününde gıda ve tohum tekellerinin ürünlerini kullanmama şeklinde gerçekleştirilecek. Bu arada European Coordination Via Campesina (ECVC) da Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Gıda Günü olarak ilan edilen 16 Ekim tarihinde sivil toplum örgütlerini Monsanto BASF, Bayer, Syngenta ve endüstriyel tarıma karşı eylemler yapmaya çağırdı.
Çağrıda ayrıca Mart 2010’da Avrupa Komisyonunun 12 yıldır ilk kez BASF tarafından geliştirilen GDO lu Amflora patatesi için üretim izni vermesi de eleştirildi.

Konuyla ilgili 16 Ekim 2010 günü saat 12:00'de Beşiktaş İskele Meydanında basın açıklması yapılacağı duyurulan çağrı metni şöyle:

İKLİM ADALETİ İÇİN GIDA TOHUM TEKELLERİNİ BOYKOT

Tarım, gıda, ecza ve tohum tekelleri gıdaya egemen oluyor. Türkiye’de bu süreçte temel gıda maddelerinde bağımlı hale geliyor/getiriliyor. Haziran ayında Bakanlığın talimatı ile Biyogüvenlik Yasası’na aykırı biçimde 32 GDO’lu ürünün ve bu bağlamda da binlerce GDO’lu malın Türkiye’ye girmesine izin verildi. Bu ürünler kimindi? Bir kısmı Monsanto isimli çok uluslu şirketin. Dünya’da biyolojik çeşitliliği ve halkların yaşamını hiçe sayan gıda tekelleri, patentini aldıkları malların kobayı olmamız için yoğun bir çaba harcıyor. Mısır ve bu mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker başta olmak üzere pek çok ürün bu tekellerin denetiminde sofralarımıza ve tarlalara sokuluyor. Nasıl üretildiğini ve ne yediğimizi bilmiyoruz. Gıda ve tohum tekellerinin bu endüstriyel tarım politikası ile gıda üretim ve dağıtım sistemi küresel iklim değişikliğini (yüzde 47 ile 54 oranında) daha fazla tetikliyor. Gıdanın tek tipleştirilmesi ile birlikte, salgın hastalıkların ve yoksulluğun düzeyi giderek artıyor.

Bu sürece dur demek bizim elimizde. İklim değişikliğine karşı mücadele etmek için yapacağımız ilk şey gıdanın tohumdan başlayan üretiminin, imalatının  ve dağıtım sistem zincirinin tüm halkalarını ele geçiren tarım, gıda, ecza ve tohum tekellerinin politikalarına karşı durmaktır. Aralık ayında Cancun’da dünyanın geleceğini yeniden kurmak için yeni bir süreç başlayacak. İklim politikasında nasıl bir yaşam kurulacağı tartışılacak. Biz bu sürecin parçası olarak, Türkiye‘deki Çiftçi Sendikaları Konfederasyonunun da üyesi olduğu Via Campasina adlı çiftçilerin uluslararası örgütünün çağrısıyla tohum ve gıda tekellerini ve Monsanto’yu boykota çağırıyoruz. Cancun’da aralık ayında gerçekleştirilecek iklim değişikliği konferanslarına doğru ekolojik bir dünya için sokaklarda mücadeleye çağırıyoruz. Bu sürece hazırlanan örgütlerle birlikte bizlerde iklim adaleti için Monsanto’nun GDO’lu endüstriyle tarımını protesto edeceğiz. Bu eylemlilikle endüstriyel tarımın iklim değişikliğini tetiklemesine dikkat çekeceğiz. Biyogüvenlik Yasası sonrasında Türkiye’de GDO’lu üretim yasaklandı. Ama dünyada bu üretim devam ediyor. Sadece çiftçilerin iç pazarda desteklenmesi ile biz bu süreci tersine çeviremeyiz. Bununla birlikte dünya genelinde GDO’ya dayalı endüstriyel kapitalist tarıma dur demeliyiz. Bunu sağlayacak bir sürecin parçası olarak Aralık ayına kadar ekoloji mücadelesinin bileşenleri ile birlikte dünyanın geleceğini tartışmaya eylemliliklerle devam edeceğiz.

Şirketlerin değil, toplumun (üretici ve tüketicilerin) yönettiği bir gıda sistemi için; ihracata yönelik üretilen, temel gıda maddelerini dünya borsalarında ticarete konu eden, kıtalararası gıda sirkülasyonu nedeniyle iklim değişikliğini tetikleyen tarım, gıda ve dağıtım sistemi değil, doğayla uyumlu tarım, gıda ve dağıtım sistemi için; Enerjiyi, suyu, kentleri ve biyolojik çeşitliliği koruyan bir yaşam için; aşırı tüketimi  körüklemeyen,  gereksinimi minimize edebilen bir yaşam için.

Bu bağlamda da iklim değişikliğinin mağduru olan milyonlarca insan için şirketlerin denetiminde bulunan gıdanın özgürleşmesi ve eşit bir üretim sistemi içinde kent ve kırın demokratik planlaması ile GDO karşıtı mücadele daha etkin olacaktır. Bu nedenle tüm yaşamı atomize eden bu beslenme sistemine karşı ve bize dayatılan tüketim kalıplarına karşı gıda ve tohum tekellerini boykot ediyoruz. Toprağı aç, hayvanı aç ve insanı aç bırakanların yaldızlı mesajlarla kutladığı dünya gıda günü kutlamalarını istemiyoruz. Devletlerin ve şirketlerin pazarlığı dışında, 16 Ekim Dünya Gıda Gününde gıda ve tohum tekellerinin ürünlerini kullanmama ve onları sokaktan ve yaşamlarımızdan kovmaya davet ediyoruz.

GDO’ya HAYIR PLATFORMU

ÇİFTÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU

İklim Adaleti İçin Boykot

Yer: Beşiktaş İskele Meydanı

Saat:12.00

SUYUNA, TOPRAĞINA, ORMANINA, YAŞAMA SAHİP ÇIK !!!

SUYUNA, TOPRAĞINA, ORMANINA, YAŞAMA SAHİP ÇIKAN BULUŞUYOR YAŞAMI SAVUNANLAR İSTANBUL’DA!
15-17 EKİM 2010

Bizler  “Suyun Ticarileştirilmesine Hayır” platformu bileşenleri olarak;

Yaşamın kaynağı olan suyu, alınıp satılabilen piyasa malı haline getirenlere; sulama kanallarına, evlerimize, okullarımıza, hastanelerimize kontörlü sayaç takmaya kalkışanlara; akarsularımızı satışa çıkaranlara, su kaynaklarımıza el koyanlara; sularımızı, su havzalarımızı kirletenlere, halkın sağlık hakkını yok sayanlara karşı mücadelede su hakkına, yaşam hakkına sahip çıkmak için 2008 yılında yan yana geldik.

“Su, doğanın hakkı, yaşamın kaynağıdır satılamaz” diyerek mücadelemizi sürdürdük.

Herkesin eşit koşullarda parasız olarak suya erişim hakkını savunduk;

AKP eliyle uygulamaya sokulan su kullanım hakkı anlaşmalarıyla HES projeleri yapma gerekçesiyle akarsularımızın satışına karşı “derelerimiz özgür akacak” diyerek mücadele ettik;

Sermayenin saldırganlığına karşı yaşam hakkını, doğayı savunmak için sürdürülen tüm direnişlerin parçası olduk.

Şimdi büyük bir buluşmada; 15-16-17 Ekim tarihlerinde Suyun Ticarileştirilmesine Hayır platformu olarak düzenlediğimiz  “Suyuna, toprağına, ormanına sahip çıkanlar buluşuyor. YAŞAMI SAVUNANLAR İSTANBUL’DA” forumunda bir araya geliyoruz.

Bizler; ülkenin dört bir yanında

Hidroelektrik Santral projeleri (HES) yoluyla akarsularımızın kullanım hakkının sermayeye satılmasına;
Suyun ticarileştirilmesiyle insanca ve sağlıklı bir yaşam sürme hakkımızın elimizden alınmasına;
Termik santraller, nükleer santraller, maden şirketleri eliyle toprağımızın, suyumuzun, havamızın kirletilmesine, yaşamın yok edilmesine;
3. Köprü gibi kentsel rant projeleriyle ormanlarımızın, su havzalarımızın yok edilmesine;
Tarımsal biyoteknoloji şirketleri ve endüstriyel tarımın dayattığı GDO’lu ürün ve tohumların, Gıda Egemenliğimizi, yerel tohumlarımızı ve biyolojik çeşitliliğimizi  tehdit etmesine;
Kapitalizmin metalaştırma saldırısı altında doğanın sermayenin kar hırsıyla yok edilmesine karşı mücadele edenler olarak,

Biliyoruz ki mücadelemiz ortaktır. Şimdi sözümüzü, mücadelelerimizi birleştirmenin zamanıdır. Bu davet hepimizin…

SUYUNA, TOPRAĞINA, ORMANINA, YAŞAMA SAHİP ÇIKAN HERKESİ FORUMA KATILMAYA, MÜCADELEYE GÜÇ VERMEYE, BİRLİKTE YÜRÜMEYE ÇAĞIRIYORUZ!

15-16 EKİM FORUM: BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ KÜLTÜR MERKEZ
                                        GÜNEY KAMPÜS SAATLİ BİNA

15 EKİM 2010 CUMA

SAAT 9.30 – FORUM AÇILIŞI

SAAT.10.00-10.15 – STHP ETKİNLİKLERİ – SLAYT GÖSTERİMİ

SAAT 10.15 -11.45 KENTTE SU HAKKI MÜCADELE DENEYİMLERİ

Sağlıklı suya erişim hakkı: Dikili belediye Başkanı, Niksar Belediye Başkanı
Ankara Mamak su hakkı mücadelesi
İstanbul Sarıyer – Maden Dere içi Mahallesi suya erişim mücadelesi 
Suyun kullanımında doğaya ve canlı sağlığına etkiler: Bursa Kenti Deneyimleri  (Bursa Su Platformu)
Armutlu Mahallesi su hakkı mücadelesi

SAAT 11.45 – 13.00 NÜKLEER SANTRAL KARŞITI MÜCADELELER
Sinop – Mersin NK mücadele deneyimleri
Bursa M.Kemalpaşa katı atık ve enerji üretim tesislerinin çevresel etkilerine karşı mücadele

SAAT 13.00-13.30 – yemek arası

SAAT 13.30 – 14.30 TERMİK SANTRALLERE KARŞI MÜCADELELER 

Sinop Gerze (YEGEP);  Tekirdağ Saray; Foça Aliağa; Çanakkale; Bartın; Yalova mücadele deneyimleri 

10 dak. Çay –Kahve Arası


SAAT 14.40 – 16.00 MADEN ŞİRKETLERİNE KARŞI MÜCADELELER

EGEÇEP; Bergama; Kozak; Niğde Ulukışla; Munzur

10 dk. Çay-Kahve Arası

FORUM: 16.10 - 19.00

16 EKİM 2010 CUMARTESİ

SAAT 9.30 – 10.30 GDO’ya, yer altı sularının ticarileştirilmesine, su havzalarına dönük müdahalelere karşı mücadeleler 

Neden GDO’ya Hayır? (GDO’ya Hayır Platformu)
Su Şişeleme Şirketlerine Karşı Mücadeleler: Bursa Örneği
“Trakya’nın Suları”- Uzun Köprü Çevre Gönüllüleri Derneği
SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE KARŞI MÜCADELELER:
Hidroelektrik Santral Projelerine karşı yerel direnişler konuşuyor

SAAT 10.30-SAAT 12.30 Rize (Fındıklı, Pazar, Hemşin); Artvin (Ardanuç, Borçka, Şavşat), Giresun, Trabzon (Tonya)

SAAT 12.30-13.15 – YEMEK ARASI / PARALEL FİLM GÖSTERİMİ
Munzur Akmazsa Yönetmen: Nezahat Gündoğan (Belgesel) 45 dak.

SAAT 13.15-16.00 Amasya, Tokat, Hasankeyf, Munzur, Allianoi, Kastamonu- Loç, Düzce(Aksu Deresi Koruma Birliği ), Muğla Saklıkent, Antalya Alakır,  Eskişehir Gürleyik, Malatya Darende

10 dak. Çay –Kahve Arası

FORUM – 16.10- 19.00

17 EKİM 2010 – FORUM SONUÇ DEKLARASYONU/ ŞENLİK

SAAT 14.00 KADIKÖY İSKELE
BASIN AÇIKLAMASI / ŞENLİK

                      Nurettin Güleç
                      Erdal Bayrakoğlu
                      Ercan Aydın
                      Nejat Yavaşoğulları
                      Dersim-Kastamonu Loç Halkoyunu Gösterileri